İçeriğe geç

Yan gelip yatmak bir deyim mi ?

Yan Gelip Yatmak Bir Deyim Mi?

Herkesin hayatında, bir şeylerin birikmeye başladığı ve bir noktada sıkıcı hale geldiği dönemler olmuştur. Hani şu, yataktan çıkmak istemediğimiz, hiçbir şey yapmadan günü geçirdiğimiz anlar vardır ya, işte bu tür anlarda “yan gelip yatmak” deyimi aklımıza gelir. Ama aslında bu deyim ne anlama geliyor, sadece bir deyim mi, yoksa toplumsal bir sorunu mu temsil ediyor? İşte bu yazımda “yan gelip yatmak” deyiminin kökenine, anlamına ve günümüzdeki yerine değineceğim. Ankara’da yaşayan, 25 yaşında, ekonomi okumuş ve verilerle biraz da olsa haşır neşir bir insan olarak, aynı zamanda gözlemlerimi de paylaşarak, bu deyimi daha iyi anlamaya çalışacağım.

Yan Gelip Yatmak Deyimi Ne Anlama Geliyor?

Öncelikle, “yan gelip yatmak” deyimi, Türkçede çok sık kullanılan bir ifadedir ve genellikle tembellik, çalışmadan, gayret göstermeden bir hayat sürmek anlamında kullanılır. Kişinin, elini taşın altına koymadan, sadece mevcut durumdan faydalanarak rahat bir yaşam sürmesini anlatan bir deyimdir. Bu deyimi daha çok gençler arasında duyarız, ama aslında her yaş grubundan insan bu ifadeyi çeşitli şekillerde kullanır.

Çocukken, ben de annemle çok konuştuğumda bu deyimi sıkça duyardım. Özellikle bazen çok çalışkan olan büyüklerim, birinin tembel olduğunu görmekten sonra “yan gelip yatıyor” diye şikayet ederlerdi. Bu deyim zamanla evrim geçirerek, hem bir eleştiri hem de bir sosyal gözlem aracı haline gelmiştir.

Yan Gelip Yatmak: Gerçekten Tembellik Mi?

Yan gelip yatmak deyiminin, modern toplumda sadece bir tembellik ifadesi olup olmadığını sorgulamak gerek. Birçok kişi, bu deyimi tembellikle ilişkilendirir, ancak daha derinlemesine bakıldığında bu ifade, toplumsal eşitsizlikler ve ekonomik zorluklar gibi pek çok faktörü de içinde barındırır. Örneğin, son yıllarda işsizlik oranlarının yükseldiğini gözlemlediğimizde, “yan gelip yatmak” deyimi aslında bir eleştiri değil, bir çaresizlik ifadesine dönüşebilir.

Özellikle 25 yaşında, yeni mezun olmuş bir birey olarak, iş dünyasına adım attığımda “yan gelip yatmak” deyiminin ne kadar karmaşık bir hale geldiğini fark ettim. İş aramak, bir iş bulduğunda da o işin sana uygun olup olmadığını değerlendirmek, bir zamanlar sadece bir çaba gibi görünürken, aslında bir insanın yaşamını sürdürebilmesi için önemli bir mücadeleye dönüşebiliyor.

Çocukluk Anılarımda “Yan Gelip Yatmak”

Beni “yan gelip yatmak” deyimiyle tanıştıran ilk anılar, çocukluk yıllarıma dayanır. 90’ların sonlarında, sabahları kalkar, kahvaltı sonrası okul için hazırlanırdım. O dönemde “yan gelip yatmak” diye bir kavramın, çoğu zaman okullarda tembel öğrencilere yönelik söylenen bir şey olduğunu düşünürdüm. Ancak yıllar geçtikçe, okulda da iş hayatında da farklı şekillerde, kimlerin gerçekten tembel olduğunu, kimlerin ise içinde bulundukları zor şartlar nedeniyle bu duruma düştüklerini gözlemleme şansım oldu.

Bir gün, mahallemizdeki Murat ağabeyle oturup uzun uzun sohbet ettiğimizde, o da zamanında gençken bu deyimi hep duymuş. Ancak onun durumu farklıydı. “Yan gelip yatmak” demek, aslında onun yaşadığı ekonomik koşullarda bir seçim gibi görünüyordu. İş bulamayan, düzenli geliri olmayan insanlar, bazen çözüm olarak hiç bir şey yapmamayı tercih ederler. Durum o kadar zorlayıcı hale gelir ki, gerçekten “yan gelip yatmak”, fiziksel değil ama ruhsal bir rahatlama olur. Bunu hem o dönemin şartları hem de kendi gözlemlerimle pekiştirdim.

Ekonomik Koşullar ve “Yan Gelip Yatmak”

Günümüz Türkiye’sinde gençlerin iş bulma konusundaki zorlukları düşünüldüğünde, “yan gelip yatmak” deyimi daha anlamlı bir hal alıyor. 2010’ların başlarından itibaren genç işsizlik oranları yükselmeye başladı. 2020 yılında, Türkiye’de 15-24 yaş arasındaki genç işsizlik oranı %25’in üzerine çıktı. Bu, her 4 gençten 1’inin işsiz olduğu anlamına geliyor. Bu kadar yüksek bir oranda işsizliğin olduğu bir toplumda, “yan gelip yatmak” deyimi sadece tembellikten ibaret bir ifade olmaktan çıkıp, ciddi bir toplumsal sorunun simgesi haline geliyor.

Özellikle üniversiteyi bitirip, iş arayan bir gencin karşılaştığı zorlukları düşününce, bir noktada umutsuzluk da devreye giriyor. Eğitimini tamamlayan, kariyer hedefleri olan gençler, ekonomik koşullar ve iş bulma zorlukları nedeniyle bazen “yan gelip yatmak” daha cazip bir seçenek gibi görünebilir. Tabii ki bu, çoğu zaman psikolojik bir bunalımın sonucu olur. Verilere bakıldığında, özellikle üniversite mezunları arasında işsizlik oranları gençler arasında daha yüksek görünüyor.

Toplumda “Yan Gelip Yatmak” ve Sosyal Eleştiriler

Yan gelip yatmak, bazen de bir toplum eleştirisi haline gelir. Son yıllarda, sosyal medyada bir kısmı iş bulamayan gençler, sistemin, iş dünyasının ya da hükümetin onları görmediğinden şikayet ederken, bir yandan da toplumun onlara yönelik eleştirileri artmıştır. “Yan gelip yatıyorsunuz” diyenlerin sayısı oldukça fazladır. Özellikle sosyal medyada, iş bulamayan gençlerin oluşturduğu çeşitli topluluklar, bu eleştirilerle sıkça karşılaşır.

Bununla birlikte, her “yan gelip yatmak” durumunun tembellikten kaynaklanmadığını bilmek gerek. İnsanların hayatlarında bazen çıkış yolları tıkanmış olabilir. Belki de bulduğu ilk iş, onlar için uzun vadeli bir kariyer değil, sadece geçimlerini sağlayacak bir adımdır. Ama bu her zaman mümkün olmayabilir.

Yan Gelip Yatmak: Gerçekten Bir Çözüm Mü?

“Yan gelip yatmak” deyimini bazen bir çözüm olarak görmek de mümkün. Çalışan bir kişi için, sürekli yoğun tempoda ilerlemek gerçekten zorlayıcı olabilir. Fakat bazen bir mola vermek, bir gün boyunca hiçbir şey yapmamak da ruhsal bir çözüm olabilir. Hem ekonomik hem de ruhsal açıdan insanların kendilerine bu tür molalar vermesi gerektiği bir gerçek.

Sonuç: Yan Gelip Yatmak Bir Deyim Mi?

Sonuç olarak, “yan gelip yatmak” deyimi sadece bir tembellik ifadesi olmaktan öte, bir toplumun, bir sistemin, ya da bireylerin karşı karşıya olduğu zorlukları ifade eden önemli bir kavram haline gelmiştir. Bu deyim, bazen eleştirilen, bazen de öfkeli bir şekilde kullanılan bir söylem olsa da, içinde çok daha derin anlamlar barındırmaktadır. Ekonomik koşullar, işsizlik, toplumsal baskılar, hayal kırıklıkları gibi faktörler, bazen “yan gelip yatmak” durumunu bir hayat tercihine dönüştürebilir.

Bu yazıyı yazarken, “yan gelip yatmak” deyiminin sadece sözlü bir anlatım olmadığını, bazen çok karmaşık bir sosyal sorunu ve zorlu bir hayata işaret ettiğini fark ettim. Öyle ya da böyle, “yan gelip yatmak” bir deyim olsa da, zaman zaman herkesin içinde bulunduğu durumlara göre anlam kazanan bir kelime haline gelir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci girişbetexper.xyz